En Nihayetinde…
Daha ilkokul sıralarındayken biliyorduk her birimiz; Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili, jeopolitik açıdan
çok önemli bir yere sahiptir. Asya’yı Avrupa’ya bağlayan bir köprü görevindedir. Boğazlarımız var, İstanbul’umuz
var, birçok tarihe ev sahipliği yapmış ve bu kültürlerle harmanlanmış bir milletimiz var. Yer altı ve yerüstü doğal
zenginliğimiz var.. He bide beyin göçümüz var.
Bir çocuk düşünelim, yaptığı her şeyde attığı her adımda çıkardığı her seste bizi hayrete düşürüp de alkışlandığını anladığı an nasıl da yüreklenir. İlk okumayı söktüğünde sınavlarda başarılı olduğunda nasıl da kendine güveni gelir. İşte biz son yıllarda böyle bir güvenle kendimize geldik. Bir milletin kendini var edebilme süreci kendinden geçer. Biz kendimizden kendi değerlerimizden ne kadar eminsek karşıya da o dik omuzlarla çıkabilirdik. Kendi beyinsel dönüşümümüzü gerçekleştiremeden dışarıda başarılı olmamızda imkansızdır. Dolayısıyla insanınıza verdiğiniz değer onlara sağladıklarınızla ölçülür.
Bir Avrupa rüyası kendimizi bildiğimizden beri masamızın üzerinde dururken tozlanmış dosyaların teker teker gün ışığına çıkması, bizim değerlerimize ket vurulduğunda duruşunuzla ve aklınızla “ Biz güçlüyüz. ” diyebilmek ve buna inanmak, bunu gerçekleştirebilmek bu kadar süratli olmamıştı herhalde. Sadece batıya yön bulmadan burada doğuda var ve siz sadece siz olamazsınız kendiniz, başkalarını da görmekten geçer mevcudiyetiniz diye kapalı kapılar ardında kalmadan birçok yöne açılarak Ummansız denizlerde yön bulmak ve hedefe tam yol ilerlemekti bugün ki varlığımızın gerçekleşmesinin sebebi. İşte bu da oldu sonunda..
Arabuluculuğumuzu yapmaları için dosyalar elimizde kapı önlerinde ümitle sonucu beklediğimiz günlerden “arabulucu ülke ” konumuna gelen bir ülke olduk, biz. İki farklı ülkenin liderleri bizim topraklarımızda el sıkıştı, mesajlar verdi. Bunu şanlı bayrağımızın altında yaparken biz başka ülkelere “ Biz güçlüyüz. ” mesajını verebildik. Nice sancılı günler geçirirken bizi sırtımızdan Bizans oyunlarıyla vurmaya çalışan ülkeler şimdi bizim artış gösteren güç grafiğimiz karşısında kendi güçlerinden oldular. Dünya liderleriyle aynı fotoğraf karelerinde arkalardan ön sıralara geçerken önemli liderlerin yanında resmimizin yer alması bizim ülkemizi saygı değer bir noktaya getirmeye yetti bile.
Sonunda “Biz Türkiye’yiz” sloganlarının söylemden öteye tarih sahnesinde geçerliliğini göstermesi aslında tüm tarihimize olan bir borcumuzdu en nihayetinde.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder